BLOG GENEL MAKALELER

Ramazan Ayı ve Sektörün Mesai Saatleri Uygulamasına Eleştiri.

Ramazan Ayı ve Sektörün Mesai Saatleri Uygulamasına Eleştiri.

Ramazan ayı…

Gece ile gündüz arasında gece ne ise, saatlerden seher vakti nasıl ki daha hayırlı, günlerden Cuma günü nasıl bereketli ise, en müstesna gece nasıl ki kadir gecesi, mekanlardan en sevileni nasıl ki Beytullah ise, duruşların en kıymetlisi nasıl ki Arafat’ta vakfe ve insanlardan en hayırlısı nasıl ki Hz. Muhammed s.a.v ise, işte aylardan da en hayırlı Ramazan-ı Şeriftir ve çok şükür ki bir kez daha ona kavuşmuş bulunmaktayız.

Rabbim bizlere daha nice Ramazanlara kavuşmayı hepimize nasip eylesin… (amin)

Bu Ramazanın ilk gününde yaşadığım heyecanla beraber, yıllardan beri iç dünyamda sıkıntısını yaşadığım bir konuyu kaleme almak istedim, umarım sözlerim bir kalbe tesir eder…

Hac ve Umre sektöründe hizmet eden bu büyük ailenin bir ferdi olarak yoğun bir sezonu geride bıraktık ve daha sakin olan Ramazan umresi sezonuna girdik elhamdülillah.  Bu bağlamda sektörün, işverenleri veya yetki sahiplerine önemli bir husus olan çalışma saatleri düzenlemesine dikkat çekmek istiyorum.

Sabah 9 akşam 6 olan ortalama çalışma saatleri (firmalara göre değişkenlik gösterebilir) istisnaları göz ardı edersek, ramazan ayında da hemen hemen aynı devam etmekte, oysaki günün 3’de 2 si ofiste boş geçmektedir, çalışanlar günü vakit doldurmanın veya patrona fark ettirmeden uyuyabilmenin gayreti içerisinde oluyorlar. Maalesef sektörde herkesin durumun böyle olduğunu bildiği halde kimsenin bu hususta adım atmaması, anlamakta güçlük çektiğim bir konudur.

Oysaki bizler her fırsatta kimliğimizle İslami yaşam ve değerlerin öncü savunucularıyız, siyasi ve iktisadi yaşam standartlarımızı bu doğrultuda dizayn etmeye gayret ederiz. (iş hukuku, işçi-işveren standartlarında bunu pek de gösteremiyoruz ne yazık ki, bu konuda daha yol kat etmemiz gerektiği bir gerçektir)

Hac - Umre sektörü ramazan ayında iş saatlerini, ramazan ayına göre düzenlemek konusunda öncü olmalıdır. Günün çoğunu ofiste verimsiz oturtarak, oruçlu olmuş olmanın verdiği psikoloji ile çalışanı olumsuz yönde yıpratıyoruz, Ramazan’da ibadetimizin önemli bir parçası olan iftar davetlerine katılan bizler , iftara az bir süre kala davetlere stres ve çaba ile yetişmeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki Ramazan ibadeti gece ibadetidir, genellikle sahura kadar ayakta kalan biz Müslümanların ortalama 4’er saat uykuyla bir aylık sürede gereksiz bir şekilde sabah erkenden işe gelmek zorunda bırakılmasına ve bu çarpıklığa daha birçok sebep sıralanabilir. Bu gayri İslami durumu düzeltebilmenin yolları vardır fakat kimse dile getirmek istemez, işte ben bu umursamazlığa karşıyım ve yanlış buluyorum.

Oysa ki 5 saatlik verimli çalışma saati bizim iş sektöründe ramazan ayında gayet yeterli ve faydalı olacaktır.

Benim çağrım tüm sektör işverenlerine ve bu mesajı yaymada sektör çalışanlarına olacaktır, tek yada çift vardiya olarak; 12:00 - 17:00 arası, veya  10:00-15:00 saatleri arası çalışma saatlerini düzenlememiz, dini ibadet ve İslami yaşantımız açısından bizlere eşsiz katkılar sağlayacaktır. Çalışma saatleri konusu her firmanın büyüklük ve iş hacmine göre, çalışan sayısının çokluğuna ve azlığına göre farklılıklar gösterebilir ama netice olarak her firmada da bu düzenleme hayata geçirilebilir.

Her şeyi devletten beklememek sözü işte tam burada yerine oturuyor sanırım, kendi küçük ticari işletmelerimizde bu çizgiyi yakalamadan devlet idarecilerinden bu sorumluluğu beklemek pek manasız olur.

Bizler muhafazakâr kesimin temsilcileri olarak bu düzenlemeyi hayata geçirmemiz demek zamanla bunun ülke genelinde yaygınlaşmasının önünü açacaktır, İslami toplum olma yolunda yılda bir kez de olsa bizlere inanılmaz yol kat ettirecektir Allah’ın izniyle.

Bu uygulama ile göreceğiz ki bize hem İslami hem aile yaşantımız da eşiz kolaylık ve güzellikler yaşatacaktır. Kapitalist düzene ve sisteme yılda bir kez dahi olsa dur demenin yolu bu uygulamalardır.

son olarak belirtmek isterim ki, bu yazdıklarım bir kesimi hedef almak veya onları kötülemek niyeti ile kaleme alınmamıştır, niyetim bir kapı aralamaktır. Sadi Şirazi’nin de söylediği gibi “Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir”

Sektörde söz sahibi, yetki sahibi bütün büyüklerimizin anlayışına ve affına sığınarak hassasiyetlerini rica ediyorum, ümit ediyorum…

Bu Ramazan’ın kurtuluşumuza vesile olması duası ile Hayırlı Ramazanlar dilerim

 

Selam ve dua ile…

M.Faruk DURMUŞ

18/06/2015