BLOG GENEL MAKALELER

Müslümanların Utancı #HALEP 13.12.2016

Müslümanların Utancı #HALEP 13.12.2016

Müslümanların Utancı #HALEP

Zor, içimizdeki duygu fırtınasını kelimelere dökmek oldukça zor.

Yıllardır vekâlet savaşları ile katledilen masumlar! Ülkesini, doğup büyüdüğü yeri terk etmeyecek kadar bağlı o cesur insanlar şehit düşüyorlar. Önce birere birer şimdi ise toplu halde…  onlar hunharca zulme maruz kalırken bizlere de kuru kuru yutkunmak düşüyor…

Özellikle tam da bu günlerde şahit olduğumuz  ABD+Rusya+İran+Esed+BM koalisyonunun  sebep olduğu  toplu katliam, vahşet ve tecavüz çılgınlığının yaşandığı Halep’te , insanın kanını donduran cinsten manzaralarla baş başa bırakıyor bizleri.

Hayattan soğuduk, yediğimiz yemek ’den, yaşadığımız evden, paradan pul’dan  ,internetten, televizyondan her şeyden uzaklaştık, çocuklarımıza sarılamaz olduk. Dua edecek yüz yok,  kılınan namazdan utanır hale gelir mi insan? Geliniyormuş meğer.

İzlediğimiz videolardan onlarca feryada şahit olduk, psikolojimiz bozuldu evet ama o videolar gözlerimizi gerçek dünyaya açtı, o görüntüler olmasa belki de uyanamayacağız yalan uykumuzdan, vay biz Müslümanların haline...

Filistin, Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Somali, Myanmar, Patani, Doğu Türkistan ve aklımıza gelmeyen birçok ülke. Bitsin artık bu Müslümanlara reva görülen sistematik katliamlar. Daha ne kadar sessiz kalınacak, ne kadar sineye çekilecek, artık ne yapmalı?

Gördük ki sadece Dua çözüm olmuyor, yardım konvoyları ya da gönderilen yardımlar da dur demiyor. Ben savaşmaya gidiyorum şehit olacağım demek de çözüm olmadı. Tüm bu saydıklarım bireysel defterimize yazılan ancak birer artılar, fakat ne olanı değiştirebiliyoruz nede katkı sağlayabiliyoruz.

Peki ne yapmalı? sorusuna birey olarak başka açılardan bakmalıyız. Sistem değişmeli, mevcut dünya düzenine karşı aksiyon geliştirmeliyiz.çünkü onlar öyle yaptı ve öldürmeye devam ediyorlar.

kimse kendini bu konuda küçük görmesin, bizlerin yüksek sesle isteyeceğimiz her şey karşılık bulacaktır inşallah, yeter ki ötesini berisinin hesabını yapmadan yüksek ses ile dile getirelim. 

Ben bu yüzden yüksek sesle haykırıyorum, İSLAM BİRLİĞİ KOALİSYONU İSTİYORUZ.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip EDOĞANDAN'nın bunun için çalışması ve bunu yüksek sesle dile getirmesin istiyoruz. Gördük ki ülke olarak Suriye politikasında yanıldık,yanıltıldık ve en son yenildik. Yenildik çünkü ordumuzun 30 km ötesinde bulunan Halep deki çığlıklara el uzatamadık.  Oradaki tecavüzlere dur diyemedik, ateşe atılan çocuklara el uzatamadık. Biz bu politikadan, siyasetten, denge savaşlarından uzağız, kabul etmiyoruz. Sırf Gaziantep’in veya İstanbul’un güvenliği için orada bulunmayı sindiremiyoruz, kabul etmiyoruz. Bizler mazluma nefes olmak istiyoruz. Neden Halep de değiliz? Güçsüz müyüz? Kendimize güvenmiyor muyuz? Korkuyor muyuz düzenimiz bozulur diye? öyle ise , Çanakkale’de iken çok mu güçlü idik? Çok mu rahattık? Bu Tarihi fırsatı neden kaçırıyoruz? Kamuoyundan mı çekiniyorsunuz, TSK çağrı yapsın Halep’te gönüllü savaşıp ölmek isteyen gelsin diye de,  vallahi oradan gelecek şehit haberlerini sevinçle karşılar bu müslümanlar. Biz ölelim ama Halep yaşasın. Geçmişte Halep’in elini biz bıraktık bu yüzden mesulüz olanlardan. 

Ülkemizin artık yeni stratejiler belirleme zamanı geldi geçiyor, içimizi de dışımızı da temizleme vakti. Bugüne kadar oynaş hep içeriden olduğu için kapımızın kilit tutmadığını biliyoruz, artık temizlenelim bu alçaklardan, düzenin uşaklarından ve asıl kimliğimize geri dönelim. İçeride ve dışarıda bozgunculuk yapanlara hak ettikleri muameleyi gösterelim.

Bugün itibariyle neler yapmalıyız?

1-Halepe insani yardım koridoru açılmalı ve oradaki tahliyenin ve can güvenliğinin sorumluluğu TSK tarafından sağlanmalı
2- TSK Suriye’de savaşmak isteyen Gönüllü asker çağırarak bir gönüllü taburu oluşturmalı. Müslümanlara yeniden umut olmalı.
3- Diyanet önderliğinde ülkedeki tüm yardım kuruluşları aynı masada aktif faaliyet gösterip Suriye ‘ye ihtiyaç duyulan tüm yardımların toplanmasını sağlamalı ve ulaştırılmalı. 
4- Ülke içi huzur için, tespit edilmiş veya edilen nekadar bozguncu  FETO,HDP,PKK,KCK,DHKPC, MLKP ve DAEŞ militanı veya sempatizanı varsa, ister suça karışmış olsun ister olmasın derhal vatandaşlıktan çıkarmalı. Ülkeye girişleri engellenmeli. 
5-Türkiye, Mısır dahil olmak  üzere iyi veya kötü  tüm Müslüman ülkeler ile işbirliği ve iletişim halinde olmalı. Terör destekçisi AB bakanlığı yerine Müslüman ülkeler işbirliği bakanlığı kurulmalı ve büyük koalisyon için ülkelerle gündem oluşturulmalı.
6-kurulacak Müslüman ülkeler koalisyonu askeri ve ekonomik işbirliği temelli olmalı. Ve koalisyon dahili ülkelerin herhangi birinde gerek terör örgütü müdahalesi veya başka bir dış müdahale ancak ve ancak koalisyon güçleri tarafından yapılmalı.
7-koalisyon derhal BM’ye 6. Ortak olarak girmeli.

Uluslararası İslam ülkeleri koalisyonu nasıl olmalı ne yapmalı?

1.5 milyarlık Müslüman ümmete bir baş gerekli, adına Hilafet mi dersiniz, İslam toplumu örgütü mü dersiniz isminin önemi yok. Önemli olan Müslüman ülkelere müdahale söz konusu olduğunda dur diyecek veya otur diyecek bir yapının oluşması şart. Yetki alanı ekonomik  ve askeri yaptırım temelli olmalı. Bu sisteme dahil olan ülkelerin ekonomik, siyasi, askeri alanlarda işbirliği kurmaları şart. (sosyal hayatı veya dini konularda fetva, yorumlama, dizayn etme gibi işlere henüz girmemeli çünkü toplumlar buna hazır değil. Bu tarz tartışmaların sonucu kültür ve mezhep çatışmasına gider ve daha büyük tehlikelere götürebilir. )
 

Peki bu oluşumu kurmak kolay mı, adım atıldıktan sonra olur. Özellikle burada Türkiye, Suudi Arabistan, katar koalisyonu ile başlatılabilir. Adım atıldıktan sonra olur. (bir fırın açmazsanız kimsenin sizden ekmek almasını bekleyemezsiniz!)
 

Müslüman coğrafyalarda yaşanan bu savaşların analizleri ve sebepleri iyi yapılmalı, Dini, Siyasi, Ekonomik açıdan neden bu savaşların yaşandığı ve sonraki adımın ne olacağı bilinmeli. Örnek verecek olursak, dini açıdan Ortadoğu dizaynını İsraillin politikası olan vadedilmiş topraklar üzerinden okuyabilmemiz lazım fakat aynı savaşın Rusya açısından enerji yollarını elinde tutup kendi gazının değerini düşürmek istememesi olarak da okunabilmeli.  Myanmar’da yakılan Müslümanların Hindistan-Çin enerji güzergâhının en önemli noktasında bulunması gibi konular oldukça önemlidir. Tüm bu açılardan baktığımız zaman resmi iyi okuyabilen ve tedbir alabilen bir uluslararası İslam ülkeleri koalisyonu oluşturulması şart.

yapılması gereken işler maddeler oldukça fazla, eklenebilecek birçok çözüm önerisi daha var,  fakat kısa orta vadede bu kurumların oluşması şart. Artık bunları sesli dillendirmenin zamanı geldi. 

Allah'dan en büyük duam, ümmeti bu zilletten kurtaracak bir önder bizlere nasip etsin. vahdet ve ümmet bilincini tüm müslümanlara nasip eylesin.

Ey Türkiye,  ümmet için aksiyon zamanı.

Muhammed Faruk Durmuş
İstanbul 13.12.2016